ANADOLU BOŞNAKLARIN TEK UMUDUYDU…

ANADOLU BOŞNAKLARIN TEK UMUDUYDU…

Günümüzde yarısı Sırbistan yarısı da Karadağ’da bulunan Sancak Bölgesi’nin merkezi Yenipazar’ın Hacet semtinde, İkinci Dünya Savaşı sırasında, dönemin komünist yönetimi tarafından 2 binin üzerinde Boşnak kurşuna dizilerek öldürülmüştü. Bu cinayet kaynaklarda ‘Hacet Katliamı’ olarak geçmektedir.

Hacet Katliamı’nda kurşuna dizilen Boşnaklardan birkaçının kurşuna dizilmeden önce arkalarında bıraktıkları mektuplardan Türkiye’nin o zamanlar da Boşnakların tek umudu olduğunu görüyoruz. İşte o mektuplardan birkaç tanesi:
1’İNCİ MEKTUP: CANIM OĞLUM NANE…
Takdîr-i ilâhînin tecelli edeceği şu anda sana bir vasiyetim var… Arkamda kalan bütün mal mülkümü sat ve şanlı vatanımız Anadolu’ya git…
Hakkını helal et, affet beni oğlum… Evdekileri de ne olur son bir kere öp ve sarıl benim için…
19 Ocak 1945
Senin bahtsız baban Huso
2’NCİ MEKTUP: CANIM FATIMAM…
Çok güzel bir hayatımız vardı… Mezara kadar beraber olacağımızı hayal ediyorduk… Ama gördüğün gibi takdîr-i ilâhi tecelli etti, ecelim yaklaştı… Beni kurşuna dizeceklerini biliyorum… Bu düşmanlar hapisteki zavallı insanlarımızın yarısını kuşuna dizdiler, her gece de buraya insanlarımızı getirip kurşuna diziyorlar… Erik ağacımızın altında gömdüğüm birtakım şeyler var, haberin olsun çünkü beni de yakında kurşuna dizebilirler… Her ihtimale karşı söyleyeyim dedim, bu sır bende gizli kalmasın… Çocukalrımı benim için öp ve onlara büyüyene kadar bundan bir şey anlatma… Canım Fatımam ne olur hakkını helal et, affet beni ne olur… Sana büyük bir vasiyetim var… Bir an önce Türkiye’ye gidin…
19 Ocak 1945
Allahu Ekber! Senin kocan Musa…
3’ÜNCÜ MEKTUP: SEVGİLİ REMZİYEM….
Benim yeni açmış güzel çiçeğim… Dün gece seni son defa rüyamda gördüm… Son defa diyorum çünkü bu kâfirler beni de ödürecekler… Seninle geçirdiğim hayat bir Cennet idi, birbirimizi çok seviyorduk… Ben gidiyorum, ne olur çocuklarımıza iyi bak, büyüyünce de onlara hiç yalan söyleme, başıma gelenleri tek tek anlat ne olur… Onlara bu düşmanların beni sırf Müslüman olduğum için haksız yere kurşuna dizdiklerini anlat Remziyem ne olur anlat… Ecel beni bekliyor biliyorum ve ben ecelden hiç korkmam… Bunu unutma ne olur… Size son bir vasiyetim var… Bağ bahçeniz ne varsa satın ve Türkiye’ye gidin…
22 Ocak 1945
Senin bahtsız kocan…
4’ÜNCÜ MEKTUP: CANIM OĞLUM MAHİT…
Bu size il ve son mektubum ki bu mektup senin annen benim de sevgili eşim Nevzeta’ya son bir vasiyetimdir… Annen okuma yazma bilmez… Sen büyüyünce bu mektubu annene oku ne olur… Oğlum şunu da bilmeni isterim: Bizim sülalemiz Pamukkale civarına dayanmaktadır… Büyük deden Ferhatoviç sülalesindendi ki bu sülale yetmiş sene boyunca Yenipazar’ın başındaydı… Deden müftüydü ismi de Ragıp Efendi… Oğlum bizim Türkiye’deki akrabalarımızı bulmasan da büyüyünce ecdadımızın memleketi Türkiye’ye git… Bu sana son vasiyetimdir, bu vasiyetimi ne olur yerine getir…
Affet beni oğlum, sana son bir kez sarılamadım… Takdir-i ilâhi böyle, elimde değil oğlum…
07 Mart 1945
Senin baban Abdüsselâm
5’İNCİ MEKTUP: CANIM OĞLUM KAHRİMAN…
Canım oğlum, olanlar oldu, telafisi imkansız… Oğlum sana bir vasiyetim var: Sakına intikam almayı düşünme intikam bizim adetimizden değildir… Affet bunları… Nefret etme, kalbini nefretten arındır, böyle yaparsan kalbin ancak o zaman huzur bulur… Sen evin en büyüğüsün bu yüzden bu vasiyetimi unutma… İnsanlarımız Türkiye’ye giderse siz de gidin, burada kalırlarsa siz de kalın… Ne olur dininizi unutmayın…
Hakkınızı helal edin, effedin beni, ruhuma da ara sıra bir Fatiha okuyun…
12 Nisan 1945
(Mektuplar Yenipazar Şehitleri anlamına gelen ve Omer TURKOVİÇ adlı yazar tarafından yazılan “Pazarski šehidi” kitabından alınmıştır.)

About the author

Leave a Reply

Your email address will not be published.

You may also like

Büyükelçi Sakar Jashari ailesini ziyaret etti

Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Çağrı Sakar, bugün Ramazan